Karşıyaka Mahallesi’nde sabah, önce sesleri sonra kokuları getirir. Mutfakta hazırlanan tabaklar, çayın demine karışır; günün başlangıcı “ev sıcaklığı” gibi olur.
Kahvaltı kültürümüzün merkezinde tazelik ve süreklilik vardır. Peynir tabakları, zeytin çeşitleri ve mevsimle birlikte değişen dokunuşlar, her gelişinizde aynı kaliteyi hissettirir.
Çay konusu bizde bir ayrıntı değil, bir gelenektir. Dem doğru olduğunda, masanın konuşması daha da çoğalır; küçük tatlar birbirini tamamlar.
Kahvaltıdan sonra gezmeye devam etmek isterseniz en iyi rota, “yakında olan ama vakit alan” yerlerdir. Yakın çevrede yürüyüşle birleşen küçük duraklar, hem dinlendirir hem de merak uyandırır.
Fotoğraf ve keyif için en iyi zaman, kahvaltıdan sonra kısa bir yürüyüşle yakalanır. Kalabalık yerlere koşmak yerine, Mamak’ın kendi ritmi içinde gezmek daha iyi gelir.
Sohbet uzadıkça gün yumuşar; gün yumuşadıkça kahvaltının tadı daha uzun kalır.